İNTERMEZZO

Herşey geçiştir. Herşey geçicidir. Yaşamın melodileri ara nağmeleriyle birbirine bağlanır. Yaşam bazen bağlantılarda gizlidir.

Samstag, 7. August 2010

Su Gibi Aziz Olmak



Sıcak, sıcak, sıcak.....

Çok sıcakmış Türkiye!!!

Bizim buralarda yaz çoktan el sallamaya başladı, veda etmek üzere. Güneş artık yakmıyor, ancak ısıtıyor. Hele günlerce yağan yağmurlardan sonra.

Her sene ancak bir kaç gün için gazeteler manşet atar:

“Avrupa yanıyor!!”

Freitag, 6. August 2010

PİSİLOZOF


Pencere pervazına kendisi için özel olarak monte edilmiş pelüşlü ranzanın üzerinde, geniş pencerelerden giren güneş huzmesinin tam ortasında uzanmıştı. Gözleri kapalı, hareketsiz, öylece duruyordu.

Çok merak ettim, ne geçiyordu kafasından, ne hissediyordu acaba o anda? Bunu zaten hep merak ediyordum.

Birden başını kaldırdı ve gözgöze geldik. Yemyeşil gözlerinden fırlattığı sonsuz dingin bir bakış, gözlerimden içeriye girip ruhumun derinliklerine indi sanki. Cevabı yankılandı beynimin duvarlarında: “ Hiçbir şey düşünmüyorum. Hiçbir şey düşünmeden tadını çıkarıyorum bu anın.”

“Aman Allahım! Sen mi söyledin şimdi bunları? Senden mi geldi bu cümle şimdi?”

Dienstag, 27. Juli 2010

Herşey Dahil, Ben Hariç



Tatilden yeni döndüm. Çok eğlendim, çok dinlendim, yeniden doğmuş gibiyim......mi?

Siz öyle bilin. Ben bir haftadır yorgunluğumu atıp, yeniden kendime gelmeye çalışıyorum evde.

Neden mi? Hayır zannettiğiniz gibi ekstrem spor yapmış filan değilim tatilde. Trekking veya rafting yapmadım, paraşütle de atlamadım, dağa da tırmanmadım, „bungee jumping“le de uğraşmadım. Eee , ne yaptım öyleyse?

Donnerstag, 1. Juli 2010

Önümüzdeki Günlerdeki Konumum!!!


Tekrar görüşünceye kadar, tatildekilere iyi tatiller, yerlerinden ayrılamayanlara da bulundukları yerde güzel bir yaz dileklerimle.

Mittwoch, 30. Juni 2010

Nasıl Bir „Okur“ sunuz?



Hiç düşündünüz mü nasıl bir okur olduğunuzu?

Doğrusu şimdiye kadar ben de pek fazla kafa yormamıştım bu konuda. Sorguladığım daha ziyade ne kadar okuduğum konusuydu. “Yeterli mi, az mı okuyorum, vakit ayırabiliyor muyum?” şeklinde. En fazla da “Neler okuyorum?” tarzında. „Hangi kitaplar, hangi dergiler, gazetelerin hangileri?“ örneğin.

Ama bu defa tatile götürmek için kitap aranırken, bana eşlik edecek kitap için şart koştuğum özellikler dikkatimi çektiğinde, nasıl bir okur olduğum konusu takıldı kafama.