İNTERMEZZO

Herşey geçiştir. Herşey geçicidir. Yaşamın melodileri ara nağmeleriyle birbirine bağlanır. Yaşam bazen bağlantılarda gizlidir.

Dienstag, 27. Juli 2010

Herşey Dahil, Ben Hariç



Tatilden yeni döndüm. Çok eğlendim, çok dinlendim, yeniden doğmuş gibiyim......mi?

Siz öyle bilin. Ben bir haftadır yorgunluğumu atıp, yeniden kendime gelmeye çalışıyorum evde.

Neden mi? Hayır zannettiğiniz gibi ekstrem spor yapmış filan değilim tatilde. Trekking veya rafting yapmadım, paraşütle de atlamadım, dağa da tırmanmadım, „bungee jumping“le de uğraşmadım. Eee , ne yaptım öyleyse?

Donnerstag, 1. Juli 2010

Önümüzdeki Günlerdeki Konumum!!!


Tekrar görüşünceye kadar, tatildekilere iyi tatiller, yerlerinden ayrılamayanlara da bulundukları yerde güzel bir yaz dileklerimle.

Mittwoch, 30. Juni 2010

Nasıl Bir „Okur“ sunuz?



Hiç düşündünüz mü nasıl bir okur olduğunuzu?

Doğrusu şimdiye kadar ben de pek fazla kafa yormamıştım bu konuda. Sorguladığım daha ziyade ne kadar okuduğum konusuydu. “Yeterli mi, az mı okuyorum, vakit ayırabiliyor muyum?” şeklinde. En fazla da “Neler okuyorum?” tarzında. „Hangi kitaplar, hangi dergiler, gazetelerin hangileri?“ örneğin.

Ama bu defa tatile götürmek için kitap aranırken, bana eşlik edecek kitap için şart koştuğum özellikler dikkatimi çektiğinde, nasıl bir okur olduğum konusu takıldı kafama.

Mittwoch, 16. Juni 2010

Zamanda Kısa Devre


Size de olur mu bilmem?

Hani bazen, yaptığınız herhangi bir işin ortasında; masanızdaki kağıtları karıştırıp birşey ararken, elinizdeki ütüyü önünüzdeki pantalonun sol bacağına indirmek üzereyken, ya da ocağın üstündeki tencerenin içindekileri tahta kaşıkla karıştırırken, birden havada kalır ya kolunuz? Ya da hani tam balkon camından bakmak isterken, yağmur dinmiş mi diye veya tam oda içinde dolaşıp cep telefonunuzu nerede bıraktığınızı araştırırken gözleriniz, birden havada asılı kalıverir ya bakışlarınız?

Montag, 14. Juni 2010

“Tulazela” “Vuvuzela” ya Karşı!!!



2010 Dünya Futbol Şampiyonasının tartışılmaz bir yıldızı var.

Kimilerinin göklere çıkardığı.
Kimilerinin de nefret ettiği.

İnce uzun, görüntüsünden beklenmeyecek büyüklükte bir gürültü koparan.
Onbinlerce eşek arısının birlikte uçarken çıkardığı sese benziyor uğultusu.

Şampiyonayı takibediyorsanız, « Vuvuzela »dan söz ettiğimizi bildiniz herhalde.